Bilgi Kaynağı Diyarı - Bilimsel Makaleler

17 Mart 2009

Utangaçlık Hastalığı

Kategori: Psikoloji — admin @ 15:10

Mahcup bir insan mısınız? Bir toplulukta, insanların ilgisi sizin üzerinize çevrildiğinde kalbiniz hızlı hızlı çarpmaya başlıyor ya da soluğunuz daralıyor mu? Yeni girdiğiniz bir iş ortamında, ayağa kalkıp kendinizi tanıtmanız istendiğinde, yüzünüz kızarıyor, sesiniz titriyor mu? Bu özelliklerinizi bildiğiniz için, kalabalık önünde konuşmanızı gerektirecek durumlardan uzak duruyor, ancak tüm çabanıza rağmen boş bulunup yakalandığınızda, bir iki laf edip sıranızı savıncaya kadar kan ter içinde kalıyor musunuz?

Eğer böyleyse, sizde ‘aşırı utangaçlık hastalığı’ var demektir. Toplumdaki her on kişiden birinin kapısını çalan bu hastalığa yakalanmışsanız, büyük bir olasılıkla, kendinizi aşırı utangaçlık krizlerinden koruyacak bazı önlemler de geliştirmişsinizdir. Henüz bir çözüm yolu bulamadıysanız, başkalarının neler yaptığına, birlikte bir göz atabiliriz.

Aşırı utangaçlıkla başetme yolları:

En sık başvurulan yollardan birisi alkol kullanımı. Bir çok kişi, utangaçlığını alkolle eritmeye çalışıyor. Yapılan araştırmalar, aşırı utangaç kişilerde, böyle olmayanlara göre en az iki kat daha yüksek bir oranda alkolizme ve alkol kullanımının yol açtığı diğer sorunlara rastlandığını gösteriyor.
Sık başvurulan bir diğer çözüm yolu, topluluk karşısında duyulan sıkıntıyı azaltacak uyuşturucu maddelerin kullanılması. Bu kişilerin yaklaşık yüzde onbeşi yaşamlarında en az bir kez bir uyuşturucu maddeye bağımlı duruma geliyorlar.

Üçüncü bir yöntem, utangaçlık krizine yol açabilecek toplumsal etkinlikleri tümüyle dışlayan bir yaşam tarzı geliştirmek. İş ve okul ortamında ön plana çıkmayı ve kendini göstermeyi gerektiren durumlardan uzak durmak, basit ve göze batmayacak işlere yönelmek bu yaşam tarzının temel taktikleri arasında sayılabilir Böylece, aşırı utangaçlığınız sürse de, bu sorunla yüzleşmekten kurtulmuş oluyorsunuz.
Ancak, her üç yöntem de küçümsenmeyecek bireysel kayıplara yol açıyor. Alkolizmin ve madde bağımlılığının neden olduğu sorunlar herkes tarafından biliniyor. Çok sayıda toplumsal etkinlikten uzak durmaya dayalı bir yaşam tarzının sonucuysa, düşük toplumsal ve mesleki başarı ve yalnızlık. Aşırı utangaç kişiler, içinde bulundukları toplumun ortalamasına göre, daha düşük bir eğitim görüyor, daha az para kazanıyor ve karşı cinse uzak durmalarına bağlı olarak, eş bulmakta daha fazla güçlük çekiyorlar. Bu kişilerin yüzde otuza yakın bir bölümü hiç evlenmiyor ve tek başına yaşıyor.

Aşırı utangaçlığın tedavisi:

Eğer sorun yalnızca topluluk önünde konuşmakla sınırlıysa, genellikle, kişiyi üç dört saatliğine aşırı utangaçlığın bedensel belirtilerinden kurtaran ilaçlar kullanılıyor. Beta bloker adı verilen bu ilaçlar, yaşanan içsel karmaşayı kalp çarpıntısı, soluk soluğa kalma, ses titremesi ve yüz kızarması gibi yollarla dışa vuran sinirsel ileti sistemini bloke ediyor. Beta blokerlerin sahne sanatçıları arasında yaygın bir kullanımı olduğu biliniyor.

Daha uzun süreli bir rahatlama içinse, beyindeki sinirsel iletimi sağlayan maddeler üzerinde etkili bazı ilaçlar kullanılıyor. Yapılan çalışmalar, söz konusu ilaçların, aşırı utangaçlık hastalığı olan kişilerin yüzde yetmişinde önemli bir düzelme sağlayabildiğini gösteriyor. İlacın yanısıra bazı psikoterapi teknikleri de uygulandığında, bu oran daha da yükseliyor.

Utangaçlığı yok eden ilaç

Çekingenlik nedeniyle toplum içine çıkamayanlar ve bu yüzden sosyal hayatları olmayanlara müjde. İngiltere’de piyasaya çıkan yeni bir hap, utangaçlık ve çekingenlik gibi duyguları yok ederek insanların kendine olan güvenini artırıyor. The Sunday Times gazetesinin haberine göre, Bristol ve Southampton üniversiteleri tarafından geliştirilen ve Smith Kline Beecham şirketi tarafından pazarlanan ‘‘Seroxat’’ adlı ilaç, beyindeki seratonin maddesini artırıyor. Bu da kişinin kendine güven duygusunu kamçılayarak mutluluk hissi veriyor. Böylelikle kişi kendini ifadede daha rahat davranıyor ve öteki insanlarla çok daha kolay ilişki kuruyor.

Dr. Brian Goss, klinik vaka derecesinde utangaç kişiler üzerinde yapılan testlerde ‘‘Seroxat’’ın çok başarılı sonuçlar verdiğini bildirdi. Örneğin yabancılarla karşılaşma korkusu yüzünden evinden çıkmayan 29 yaşındaki Londralı bir kadın, ilacı aldıktan sonra cesaretini topladı ve tamamen dışa açık bir kişilik kazandı. Şimdiye kadar hayatı ıskalamasından yakınan genç kadın kaçırdıklarını telafi için her hafta sonu erkek ve kız arkadaşlarıyla birlikte pub ve kulüplerden çıkmaz oldu. Dr. Goss, mucize hapın 3 milyon utangaç insanın yaşadığı İngiltere’de yılda 1 milyar dolarlık talep yaratacağını söyledi.

Psikiyatrist
Doç. Dr. Levent METE

KAYNAK: genbilim.com

15 Mart 2009

Türkiyenin Ekonomik Temel Sorunları

Kategori: Ekonomi — admin @ 15:09

Türkiye ekonomisi iç ve dış dinamiklerin güçlü etkisi ile ciddi bir yeniden yapılanma süreci yaşamaktadır. Bu süreç küreselleşen dünya koşulları içinde, ulus-devlet ilke ve oluşumlarını çok derinden etkilerken, ekonomiyi ve ülkeyi yeniden yapılanma koşulları ile karşı karşıya getirmektedir. Türkiye’nin iç dinamikleri, bir yandan sanayi ve Üretim altyapılarının teknolojiye yönelik yeniden yapılanmak üzere yoğun sermaye birikimi gereksinimi, diğer yandan da sosyal patlama eşiğine gelmiş olan toplumda gelir dağılımı sorunu baskıları altında fevkalade gerilimli bir ortamda gelişmektedir

İthal ikameci ve korumacı dönemlerin olumsuz mirası olarak günümüze devretmiş olan ekonomik altyapı, verimsiz ve, büyük bö­lümü itibariyle, Batı’nın terk etmiş olduğu ikinci sınıf sanayi yapılarından oluşmaktadır. Böyle bir yapılanma iç ve dış talebi güçlü bir biçimde karşılayamadığı gibi, uluslararası alanda rekabet edebilmek için kamu kesimine ve emek gücüne dayanmak zorunda kalmıştır.

1980 uygulamaları ile belirgin bir biçimde şekillenmiş olan, özel kesimi destekleme yönelik çeşitli vergi ve harcama politikaları yandan emeği çökertirken, zamanla kamu simini de borç batağına sürüklemiştir. Ancak o dönemlerin tüm toplumsal maliyetlerine karşın, özel kesim alanındaki sermaye birikiminde fazla olumlu bir kıpırdanma görülmediği gibi, teknoloji hamlesinde de önemli bir gelir kaydedilmemiştir. (daha fazla…)

14 Mart 2009

İnsan Hakları Nelerdir?

Kategori: Hukuk — admin @ 15:05

Maurice Cranston Insan Haklari” (human rights) eskiden “insan(in) haklari” (rights of man) olarak adlandirilan seyin oldukça yeni adidir. “Insan haklari” ifadesinin kullanilmasini tesvik eden, Birlesmis Milletler’deki görevi esnasinda dünyanin bazi bölgelerinde insan haklari kavraminin kadinlarin haklarini (rights of women) da kapsadiginin anlasilmadigini gören Elanor Roosvelt idi.

“Insan haklari”kavrami daha önceki bir tarihte orijinal “tabiî haklar“ kavraminin yerini almisti. Çünkü, tabiî haklar mefhumunun mantikî olarak baglantili bulundugu tabiî hukuk konsepti bir ihtilâf konusu olmustu.  Aydinlanma Çaginda (Age of Reason) tabiî haklar hakkinda çok sey söylendi, çünkü bu çag ayni zamanda bir devrimler çagiydi.

John Locke, 1688 Ingiliz Devrimiyle iliskilendirilen yazilar(in)da, modern dünyada tabiî haklar doktrininin en önemli teorisyeni olarak kabul edilmesini saglayacak bazi tezler öne sürmekteydi. Insanlarin yasamak, hürriyet ve mülkiyet sahibi olmak için tabiî bir hakka sahip oldugunu ayrintili biçimde anlatti. Ingiliz Parlamentosu tarafindan 1689′da çikartilan Haklar Bildirgesi (Bill of Rights) bu tabiî haklari pozitif haklara dönüstürmek üzere hazirlandi; tabiî haklara herhangi bir suçla suçlandirilan herkesin bir jüri tarafindan âdil ve açik biçimde muhakeme edilmesi hakkini da ekledi ve asiri para cezalariyla insafsiz ve olagan olmayan cezalari yasakladi. (daha fazla…)

12 Mart 2009

Türk Edebiyatı

Kategori: Edebiyat — admin @ 14:55

Türk edebiyatı veya Türk yazını Türk dilinde yazılmış sözlü ve yazılı metinlerin tümüdür. Daha çok yazılı edebiyatın temelini şekillendiren, Farsça ve Arapçadan fazlasıyla etkilenmiş ve çeşitli Farsça-Arapça alfabelerini kullanmıştır. Türk edebiyatının tarihi yaklaşık 1.500 yıl öncesine dayanmaktadır. Eldeki en eski Türk yazıları 8. yüzyıldan kalma Orta Moğolistan’daki Orhun Irmağı vadisinde bulunan Orhun Yazıtları’dır.

Dönemleri

  • İslamiyetten Önceki Türk Edebiyatı
    • Sözlü Edebiyat
    • Yazılı Edebiyat
  • İslamiyet sonrası Türk edebiyatı
    • Halk edebiyatı
    • Divan edebiyatı
  • Batı etkisinde Türk edebiyatı Tanzimat Edebiyatı
    • Servet-i Fünun
    • Fecr-i Ati
    • Milli Edebiyat
    • Cumhuriyet Dönemi

Türklerin İslam’ı kabul ettikten sonraki edebiyat metinleri lügatler, fıkıh eserleri, peygamberler tarihi, şecere türü yapıtlardır. 15. yüzyılda Dede Korkut Kitabı ile başlayan destan türü, mektuplar, menakipler, tarihler, tezkireler nesir türünün biçimleridir. Türk halk edebiyatı, aşık ve tekke kollarıyla en eski çağdan beri süregelir. Halk edebiyatının bilmece, destan, masal, efsane, hikaye, atasözü, fıkra, menkıbe, deyim, oyun biçimleri vardır. Tekke edebiyatının nefes, ayin, ilahi, naat, mevlid, münacat kalıplarıyla gelen kolları günümüze ulaşmıştır. Halk edebiyatı yanında klasik edebiyat denilen Divan edebiyatı gelişmiştir.

Batı’da roman türünün yaygınlaşmasıyla Türk edebiyatı da telif ve tercümelerle 1800′lerden başlayarak bu yöne eğilmiştir.
Türk edebiyatını dönemler açısından ele alma konusu açık değildir. En iyi yöntem sanatçılar ve eserleridir.

Türkiye’de cumhuriyet döneminin ilk devrinde Milli Edebiyat hakimdir. Halk diliyle yazan ve Genç Kalemler dergisinde toplanan yazarlar eserlerinde Türklüğü, vatanı, kurtuluş mücadelesini anlattılar, kendilerinden önceki bireye dönük Edebiyat-ı Cedide’cileri eleştirdiler. Bu devrin en önemli yazarı Yakup Kadri Karaosmanoğlu’dur. Milli Edebiyat’ın milliyetçi görünümü sonraki devirde Anadoluculuk ve halkçılık olarak edebiyata yansıdı. Dönemlerin etkisiyle hececiler, yedi meşaleciler grupları oluştu. Siyasal etkilerle toplumculuk ve köycülük akımları İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra güçlendi. Aşık ve tekke edebiyatı, modernleşmenin tesiriyle gücünü kaybetti, Divan edebiyatı ise Osmanlı ile beraber yok oldu.

Modern Türk edebiyatı öykü, roman, eleştiri, deneme türlerinde ürünler vermekte ve bireye dönük, postmodern bir akıma evrilmektedir.

  • 1 Selçuklular Dönemi
  • 2 Osmanlılar Dönemi
    • 2.1 Halk Edebiyatı
      • 2.1.1 Áşık Edebiyatı
      • 2.1.2 Halk Hikáyeciliği
      • 2.1.3 Yazanı Bilinmeyen Türler
    • 2.2 Divan Edebiyatı
    • 2.3 Tekke Edebiyatı
  • 3 Batı Uygarlığı Etkisinde Gelişen Türk Edebiyatı
    • 3.1 Tanzimat Edebiyatı
    • 3.2 Edebiyat-ı Cedide
    • 3.3 Milli Edebiyat
  • 4 Türkiye Cumhuriyeti Dönemi Türk Edebiyatı
    • 4.1 Roman ve Öykü
    • 4.2 Şiir
    • 4.3 Araştırma,Derleme
  • 5 Türk edebiyatında roman
  • 6 Türk edebiyatında öykü
  • 7 Türk edebiyatında şiir (daha fazla…)

11 Mart 2009

Edebi Akımlar

Kategori: Edebiyat — admin @ 14:54

Belli bir tarihsel süreçte edebiyatı, tür ve yazarın milliyeti bakımından herhangi bir ayrım olmadan şekilsel ve içeriksel olarak etkileyen belli üslup, duygu ve düşünce dizisidir. Edebi akımlarının gelişimine bakıldığında, bu akımların salt yazına özgü olmadığı genel, bir sanat akımı olarak başlayıp geliştikleri görülür. Üstelik hemen hepsi, genelde doğdukları çağın toplumsal yapısının, bu yapıya bağlı düşünüş biçiminin, ideolojinin ürünüdürler. Çağın felsefesinin sanat üzerindeki etkisi akım olarak ortaya çıkar ve bütün sanat türlerinde ortak özellikler çevresinde gelişir. (daha fazla…)

10 Mart 2009

Klasik Arkeoloji

Kategori: Arkeoloji — admin @ 14:50

Klasik Arkeoloji daha çok Antik Çağ diye adlandırılan Yunan ve Roma uygarlıklarını kapsayan bir dönemi içerir. Dar anlamıyla yaklaşık olarak M.Ö. 6. yüzyıl ile M.S. 3 yüzyıl arasındaki zaman dilimi ile ilgili olsa da geniş anlamıyla M.Ö. üçüncü binyıla kadar uzanan Girit, Yunan Anakarası ve Anadolu’nun batı ve güney kıyılarını içeren kültürlerin gelişimini inceler. (daha fazla…)

09 Mart 2009

Beyin ve Bilgisayar İlişkisi

Kategori: Bilişim — admin @ 14:44

İnsan beyni, birbiri ile karmaşık ilişkiler içinde bulunan 3 paund’luk bir nöron hücreleri kitlesidir. Tüm aktivitelerimizi kontrol eder ve yaradılışın en görkemli –ve gizemli- harikalarından biridir. İnsan zekasını, duyuların yorumunu, hareketlerin denetimini oluşturur. Bu inanılmaz organ bilim adamlarını olduğu kadar, bilim dışında olanları da şaşırtmaktadır.

Yıllar boyunca, beyinle ilgili bilgiler –nasıl çalıştığı, hastalıklarında ve yaralanmalarında ne türlü bozukluklar olduğu- hızla arttı. Buna rağmen daha öğreneceğimiz çok şey var. Milyonlarca Amerikalının her yıl kalıtsal sinir hastalıklarına, Alzheimer gibi dejeneratif bozukluklara ya da inmeye, şizofreniye, otizme: konuşma, dil ve işitme bozukluklarına yakalanması beyin üzerinde araştırmaların devam etmesini zorlamakta ve gerektirmektedir.”

Bildiri böylece sürüp gitmekte ve sonu yaklaşık olarak şöyle bağlanmaktadır:

“ … 1 Ocak 1990’dan başlayan on yılı ‘ Beyin dekadı ‘ olarak ilan etmeye ve bu konuda Başbakan tarafından bir bildiri çıkarılmasına … “

A.B.D.’nin 215. Bağımsızlık yılında çıkarılan bu bildirinin altında George Bush’un imzası vardır.

Beyin üzerine duyulan büyük ilgi ve konu üzerinde yapılan çalışmalar 1990 yılında başlamış değildir. İnsanda ve diğer canlılarda yaşamsal faaliyetlerin yerine getirilmesinde merkez konumunda bulunan beyin üzerindeki çalışmalar yüzyıllardır yapılmakta ve bugün de tam olarak anlaşılamadığı için içinde bir çok disiplin içeren nörolojik bilimler alanında çalışmalar hızla devam etmektedir. (daha fazla…)

08 Mart 2009

Bilgisayar Tarihi

Kategori: Bilişim — admin @ 14:41

Tarihsel olarak en önemli eski hesaplama aleti abaküstür; 2000 yildan fazla süredir bilinmekte ve yaygın olarak kullanılmaktadır. Blaise Pascal, 1642’de dijital hesapmakinesini yapmıştır; yalnızca tuşlar aracılığıyla girilen rakamları toplama ve çıkarma işlemi yapan bu aygıtı, vergi toplayıcısı olan babasına yardım etmek için geliştirmiştir.

1671’de Gottfried Wilhelm Leibniz bir bilgisayar tasarlamıştır; 1694 yılında yapılabilen buaraç özel dişli mekanizması kullanmaktaydı; toplama, çıkartma, çarpma ve bölme işlemi yapabiliyordu. Pascal ve Leibniz tarafından yapılan ilk bilgisayarlar yaygın olarak kullanılmamıştır.
Charles Xavier Thomas dört islemi (toplama, çikartma, çarpma, bölme) yapabilen ilk ticari mekanik hesap makinasini 1820’ de gelistirmistir. Charles Babbage fark makinasi adini verdigi otomatik mekanik hesap makinesinin küçük bir modelini 1822’de gerçeklestirmistir. 1823’de buharla çalisan tam otomatik modelini yapmistir; bu araç sabit talimat programiyla kumanda ediliyordu. Herman Hollerith 1890 yilinda delikli kart sistemiyle çalisan bilgisayari gelistirdi. Bu delikli kartlar, bellek deposu olarak kullanilabiliyor, ayrica bilgisayara programlar ve veriler bu kartlarla verilebiliyordu, böylece islem hizi oldukça artmis ve hatalar da azalmistir. (daha fazla…)

07 Mart 2009

Türkiyede Ekonomik ve Sosyal Yaşam

Kategori: Ekonomi — admin @ 15:09

Ekonomi: Bir toplumun geçimini ve yaşamını sürdürmesi için yapılan işlerin tamamıdır. Ekonomik faaliyetler arasın-da tarım, hayvancılık, madencilik, sanayi, ticaret, turizm sayılabilir. 1. Tarım Türkiye, çeşitli iklimlere ve yer şekillerine sahip olduğu için çok çeşitli ürünler yetiştirebilen önemli bir tarım ülkesidir. Yurdumuz yetiştirdiği ürünler nedeniyle, dünyanın kendi kendini besleyebilen sayılı ülkeler arasında yer alır. Ülke-mizde, nüfusun yarısı kırsal kesimde yaşar ve aktif nüfusumuzun da yarısı geçimini tarımdan sağlar. Tarımın ülkemiz ekonomisindeki bir diğer önemi ise çeşitli sanayi kollarının ham maddesini oluşturması ve ihraç e-dilmeleridir. ihraç ettiğimiz tarım ürünleri arasında fındık, zeytin, üzüm, incir, turunçgiller, tütün, pamuk sayılabilir (daha fazla…)

İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi

Kategori: Hukuk — admin @ 15:05

İnsanlık topluluğunun bütün bireyleriyle kuruluşlarının bu Bildirgeyi her zaman göz önünde tutarak eğitim ve öğretim yoluyla bu hak ve özgürlüklere saygıyı geliştirmeye, giderek artan ulusal ve uluslararası önlemlerle gerek üye devletlerin halkları ve gerekse bu devletlerin yönetimi altındaki ülkeler halkları arasında bu hakların dünyaca etkin olarak tanınmasını ve uygulanmasını sağlamaya çaba göstermeleri amacıyla tüm halklar ve uluslar için ortak ideal ölçüleri belirleyen bu İnsan Hakları Evrensel Bildirgesini ilan eder (daha fazla…)

Yeni Yazılar »

WordPress üzerine kurulmuştur.